Yazı Detayı
01 Ocak 2019 - Salı 11:15 Bu yazı 317 kez okundu
 
Ekonomide ve siyasette 31 Mart beklentisi
Abdulkadir Selvi
 
 

Türkiye’de yatırımları olan Fransız işadamlarıyla yapılan toplantıda bir anekdot yaşanıyor.

Türkiye’deki yatırım kapasitelerini arttırmaları istenen Fransız işadamlarından, önce “Ekonomiyle 

ilgili anlattıklarınız konusunda iktidarın ittifak yaptığı MHP’nin desteği var mı?” sorusu geliyor. 

Ekonomi heyeti, AK Parti’nin MHP’yle seçim ittifakı yaptığını, MHP’nin hükümetin genel politikalarına 

karışmadığını, ekonomi politikalarına müdahalelerinin söz konusu olmadığını anlatıyorlar.

Fransız işadamları, sorularına verilen teknik yanıtlardan dolayı memnuniyetini ifade ediyorlar. Sıra 

yatırımlara gelince “Hele 31 Mart’ı bir görelim” diyorlar.

AK Parti ile MHP arasındaki ittifakta bir ara “gelgit” yaşanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz de 

‘Herkes kendi yoluna’ deriz” demesi, Bahçeli’nin “Yerel seçimde ittifak yok” demesinden hemen sonraydı.

25 Ekim akşamı Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı bakanlar ve parti yöneticilerinden oluşan kalabalık bir 

grupla İstanbul’a gidiyordu. Uçakta sözü MHP’yle yaşananlara getirip kurmaylarına fikirlerini sordu. 

“Teşkilat coşkuyla karşıladı” diyen de oldu, “Meclis’teki oylamalarda zorlanırız” değerlendirmesini 

yapan da. Erdoğan’ın yaşananlardan çok memnun olmadığı hissediliyordu. “Üzerinde bir huzursuzluk vardı” 

diyecekti bir parti yöneticisi. Cumhurbaşkanı, söz alan bir bakanın yaptığı analizi dikkatli bir 

şekilde dinliyor. “Efendim, arkadaşımız Bekir Bozdağ’a sahip çıkarak hepimizin hukukunu korudunuz. 

Bekir Bey’in şahsında gösterdiğiniz vefa, teşkilatlarımızı memnun etti. Ayrıca partimizin hukukunu 

koruyan ama cumhur ittifakının değerini ortaya koyan bir konuşma yaptınız. Çok önemli bir çerçeve 

ortaya koydunuz. Cumhur ittifakına Türkiye’nin ihtiyacı var. Bunu sağlamamız lazım” sözleri üzerine 

araya girip, “Peki yeniden mümkün mü?” diye soruyor. Bunun üzerine ilgili bakan, “Mümkün” karşılığını 

veriyor. “İzniniz olursa biz bir çalışma yapalım” diye izin istiyor. Erdoğan biraz rahatlıyor. 

Koltuğuna yaslanırken “Olur, çalışın” diye talimat veriyor.

İTTİFAKLAR KİME YARAYACAK?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da MHP’li belediye başkan adaylarını kürsüye davet ederken bu anekdot 

hatırıma geldi. Erdoğan bugün de Ankara’nın ilçe belediye başkan adaylarını açıklayacak. Aynı şekilde 

MHP’ye bırakılan ilçe belediye başkan adaylarını da kürsüye davet edecek.

İlk kez bir yerel seçime ittifaklar halinde giriyoruz. 31 Mart akşamı, ittifaktan hangi partinin kârlı 

çıkıp kimin zararlı çıktığı belli olacak. Konsensus Araştırma Şirketi Başkanı Murat Sarı, yerel 

seçimlerde ittifakın MHP’ye yarayacağı görüşünde. Sarı, “Bu seçimde MHP oy patlaması yapacak” diyor. 24 

Haziran seçimlerinde İYİ Parti’nin kopuşuna rağmen MHP barajı aşmayı başardı. AK Parti’den 5-5.5 

oranında bir oyun MHP’ye gittiği tahmin ediliyor. Çünkü AK Parti seçmeninin ikinci partisi MHP. Ayrıca 

AK Parti’de MHP ile ittifaka sadece sayısal olarak bakılmıyor, Fransız işadamlarının sorusunda olduğu 

gibi içeriye ve dışarıya siyasal bir mesaj verildiğine inanılıyor.

MUHALEFETTE 1 NİSAN HAZIRLIĞI

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ romanı gibi, siyasette saatler 1 Nisan’a göre 

ayarlandı. Birilerimiz 1 Nisan günü ‘Nisan 1 şakası’na maruz kalacağız ama siyasetin ve ekonominin 

şakası olmayacak.

1- Önce ekonomi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın “1 Nisan’dan sonra 4-4.5 yıllık seçimsiz 

süreç var” diye altını çizdiği gibi, 2023 seçimlerine kadar önümüzde seçimsiz uzun bir dönem var. Yerli 

ve yabancı yatırımcı açısından önemli. Ancak 1 Nisan’ın anahtarı 31 Mart gecesi seçim sandığından 

çıkacak. Cumhur ittifakının seçimlerde alacağı oy oranı, Türkiye’nin gelecek 4-4.5 yıllık perspektifini 

belirleyecek temel göstergelerden biri olacak. İktidara güçlü bir destek çıkarsa, yerli ve yabancı 

yatırımcı için iyi bir gösterge olacak. Aksi durumda herkes hesaplarını gözden geçirecek.

2- Siyasi olarak, seçim sonuçları yeni bir siyasi tablo ortaya çıkaracak. CHP ve İYİ Parti cephesinde 1 

Nisan hareketi için hazırlıklar şimdiden başladı. Eğer seçimlerde başarısız bir sonuç alırlarsa 

Kılıçdaroğlu ve Akşener’i zorlu bir dönem bekliyor.

 
Etiketler: Ekonomide, ve, siyasette, 31, Mart, beklentisi,
Yorumlar
Haber Yazılımı